CENNET VE CEHENNEM

Ehl-i Sünnet, cennet ve cehennemin mahluk olduklarına inanır. Cennet ve cehennem bir yerdir ve makamdırlar. Birisini Allah-u Teala iman ve taat sahiplerine nimet ve karşılık olarak hazırlamış, diğerini de günahlara, asilere ve kafirlere azap, işkence ve ceza olarak yaratmıştır. Cennet ve cehennem, Allah-u Teala'nın onları yarattığından beri vardırlar. Bir daha yok olmazlar. Cennet yine o cennettir ki, Adem (as), Havva ve iblis onda idiler. Sonra oradan çıkarıldılar. Bunun hikayesi meşhurdur. Mu'tezile taifesi, cennetin ve cehennemin mahluk olduğunu (yarattığını) ve var olduğunu inkar ettiler.


Bu inkarları ve mü'min muvahhid ve muti bir kimse büyük bir günah işleyince muhakkak 70 sene cehennemde kalır diye hüküm verdikleri için cennete giremezler. Onlar cehennemde ebedi kalırlar. Allah-u Teala muteazile taifesini Kuran-ı Kerim'de yalanlayıp Ali İmran Suresi 133 ayeti kerimede :

''Gökler ve yer kadar geniş cennet Allah'tan korkanlar için hazırlanmıştır.'' ve Ali İmran Suresi, 131. ayeti kerimesinde: ''Kafirler için hazırlanmış olan cehennemden korkunuz, sakınınız'' buyuruyor. Hazırlanmış bir şeyin ise var olduğunu akıllı olan herkes bilir. Bunun için cennet ve cehennemin mahluk ve mevcut oldukları açık olarak burada anlaşılıyor. Enes b. Malik(r.a) bildirdiği hadisi şerifte:
''Ben cennete girdim. Akan bir nehir gördüm etrafında içten çadırlar var idi. Elimi, o akan suya koydum. Miski ezfer olduğunu gördüm. Bu sırada Cibril-i Emine, bu nedir diye sual ettiğimde, bu Allah-u Teala'nın sana ihsan ettiği Kevser'dir dedi.'' buyurmuştur. Ebu Hureyra (r.a.) ya Resullullah bize cennetten haber ver diyince:
''Bir kerpici altından, bir kerpici gümüşten, sıvası miski ezferden, taşı inci ve yukattan ve toprağı za'ferandandır. Ona giren ölmez. Ebedi onda kalır. Sonsuz nimetler içinde olup, hiçbir zaman üzüntü acı, elem ve sertlik görmez. Cennettekilerin elbisesi eskimez. Hep genç olup ihtiyarlamazlar.'' buyurdu.

Bu hadisi şerif cennet ve cehennemin halen var olduklarını gösteriyor: Cennet nimetleri de sonsuzdur. Zeval bulmazlar. Nitekim Rad Suresi 35. ayetinde:
''Cennet nimetleri daimdir, kesilmez gölgeleri uzundur, zail olmaz'', ve Vakıa Suresi 33. ayetinde: ''Bitmeyen ve men olunmayan meyvelerden yerler''. buyurur.

Cennet ve cehenneme ve içinde olanlara fena ve yokluk olmayacağı sabit olunca, Allah-u Teala'nın cennetten hiç kimseyi çıkarmayacağını, cennette olanları öldürmeyeceği, cennette olanlardan nimetlerin yok olamayacağı da sabit olur.

Cennette onların her gün nimetleri artmaktadır. En büyük nimetleri Allah-u Teala'nın emri ile cennet ile cehennem arasındaki sur üzerinde ölümün öldürülmesi olup, o halde bir sesin: ''EY CENNETTE BULUNANLAR, SİZ CENNETTE EBEDİ KALIRSINIZ, SİZİN İÇİN ÖLÜM YOKTUR. VE CEHENNEMLİKLER, SİZDE CEHENNEMDE EBEDİ KALIRSINIZ. SİZİN İÇİNDE ÖLÜM YOKTUR.'' demesidir. Bu beyanımız sahih hadiste Resullullah'tan (SAV) böylece bildirilmiş olmasına binaendir.

SELAM VE DUA İLE ES-SELAMUN ALEYKUM...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumunuz için teşekkürler...